|
BIYOGRAFI
Harun Kolçak, sanatçı bir ailenin tek çocuğu
olarak İstanbul’da dünyaya geldi. Özellikle,
babası Eşref Kolçak’ın ünlü bir sinema sanatçısı
olması, sanatla içiçe büyümesine neden oldu.
Müziğe olan ilgisi çok küçük yaşlarda başladı.
Saint Benoit Fransız Erkek Lisesi’nde
ortaöğrenimine devam ederken bas gitar çalmayı
öğrendi. Sürekli kitap okuyan, Led Zeppelin
dinleyen, bas gitar çalan, sakin ve başarılı
öğrencisi olmasına rağmen müziğe olan aşırı
tutkusu ona öğrenimini yarıda bıraktırdı.
Profesyonel müzik yaşantısına, rock müziğin
Türkiye’deki kilometre taşlarından Erkin
Koray’la çalışarak başladı. 1978 yılında Rıza
Silahlıpoda Ritm 68 Orkestrası’na bas gitarist
olarak katılan Harun Kolçak, askerlik dönüşü caz
müziğine yöneldi. Bu dönemde Aydın Esen, Neşet
ve Nükhet Ruacan, Erol Pekcan gibi ünlülerle
çalışan ve deneyimini artıran sanatçı, bir çok
ünlü ismin de yer aldığı Onno Tunç Orkestrası’na
katıldı. Burada, yedi yıl boyunca bas
gitaristlik, vokalistlik ve solistlik yaptı.
Orkestranın dağılmasının ardından bir süre
vokalist olarak çalıştı. Bu arada, 1987 yılında
katıldığı ve birinci olduğu yerel bir şarkı
yarışmasında yaptığı düet ile büyük beğeni
topladı.
Harun Kolçak, 1991 yılında Onno Tunç ile ortak
yaptıkları "Gir Kanıma" isimli albümle çok büyük
bir çıkış yaptı. "Gir Kanıma, Müptelayım, Yıllar
,Bana Ellerini Ver" gibi bir çok unutulmaz eser
bu büyük çıkışın ispatıdır. Bu büyük çıkıştan
sonra müzik tarihine adını onaylamasına neden
olan ikinci albüm "En Büyük Aşk" takip etti.
Onno Tunç'un vefatından sonra bu büyük boşluğu
doldurabilecek bir müzisyen ararken İskender
Paydaş ile çalışmaya karar verdi. "En Büyük Aşk,
Derman Olayım, İnsan Gülerken Ağlar" gibi bir
çok parça İskender Paydaş seçimini haklı çıkaran
en güzel örneklerdir. Daha sonra 1995 yılında
“Yanımda Kal” adını taşıyan üçüncü albümünü
müzikseverlerin beğenisine sundu. Albümde
çoğunun söz ve müziği Harun Kolçak’a ait on
şarkı yer aldı. Düzenlemelerini İskender
Paydaş’ın yaptığı albümden iki şarkının söz ve
müzikleri Adnan Ergil imzasını taşıdı.
“Korkuyorum”, “Dualarım Yoluna” ve “Yanımda Kal”
gibi şarkılar ‘unutulmaz Harun Kolçak şarkıları’
arasında yerini aldı. Sanatçı, ilk iki albümünde
oluşturduğu sağlam çizgiyi, yaşamından edindiği
tecrübeleri de ekleyerek bir adım daha ileriye
taşımasını bildi.
Harun Kolçak, üç yıl sonra 1998’de çıkardığı
dördüncü albümünde bambaşka bir görünümle çıktı
sevenlerinin karşısına. İlk günden bu yana
kendisiyle özdeşleşen uzun ve kıvırcık saçlarını
kısacık kestirmesi, görüntüsünün yanında
müziğinde de bir takım değişikliklerin
habercisiydi aslında. “Teslim Oldum..” adını
taşıyan albümde, kendi çizgisinin yanı sıra pop-rock
tarzının öne çıktığı dikkatleri çekti. İtalyan,
Yunan ve Türk ezgileriyle süslü çalışma,
elektrikli gitarların dengeli ve yerinde
kullanımıyla olumlu eleştiriler aldı. Diğer
yandan mistik inançlara olan ilgisinin, tanrıya
teslimiyeti anlatan ve bu yönde mesajlar veren
çalışmalarla albüme yansıdığı görüldü. Albümde
yine kendi söz ve besteleri ağırlıkta olmakla
birlikte İskender Paydaş, Eda-Metin Özülkü, Eser
Taşkıran, Günay Çoban gibi isimlerde yer aldı.
“Günahım Boynuna” albümün çıkış parçası olurken,
sözlerini Sezen Aksu’nun, bestesini Uğur
Başar’ın yaptığı “Yeniden”i Aşkın Nur Yengi’yle
birlikte seslendirdi.
Ve yıl 2000... Dünya yeni milenyumu büyük bir
çoşku ile karşılarken Harun Kolçak'tan da çoşku
dolu beşinci albüm "Yaşasın" yeni binyıla
merhaba dedi. Yeni bir albüm, yeni bir aranjör,
yeni bir sound... Her alanda kendisini yenileyen
sanatçı bu kezde hayranlarından tam not aldı.
Sanatçı bu albümde eser düzenlemeler için Emre
Irmak ile çalışırken kendi bestelerinin dışında
diğer parçalardada Şehrazat, Günay Çoban, Ümit
Sayın, Ercüment Vural gibi değerli insanlarla
beraber albüme imza attı. "Yaşasın, Kal Benimle,
Derbeder Sevdalı, Rüyalar" bu albümdeki
dillerden düşmeyen melodiler oldu.
Kendisini bir ‘pop şarkıcısı’ndan çok,
‘müzisyen’ olarak nitelendiren Harun Kolçak’ın,
ulusal düzeyde kazandığı birçok ödülün yanında
bir de yurtdışı başarısı bulunuyor. 1996 yılında
Litvanya’da onüç ülkenin katılımıyla
gerçekleştirilen “Müzikos Festivalis Nerinos
Vasara ’96 “ yarışmasında ülkesini başarıyla
temsil ederek “En İyi İkinci Şarkıcı” seçildi.
Türk Pop Müziği’nin en iyi tenorları arasına
sayılan Harun Kolçak, vejeteryan, hayvansever ve
doğa tutkunu biri olarak tanınıyor. Doğal ve
doğru beslenen, hayvanları, doğayı seven
insanlarla birlikte bu konularda kamuoyu
oluşturmak ve insanları duyarlı hale getirmek
misyonunu üstlenen sanatçı, aktif olarak pek çok
faaliyetin de içinde bulunuyor. Özellikle doğaya
ve muhtaç insanlara yönelik çeşitli organizasyon
ve konserlerde sıkça yer alıyor ve manevi
duyguların insanları yücelteceğine inanıyor. Son
derece mütevazi bir hayat süren Kolçak,
meditasyon, parapsikoloji ve zen-budizm ile de
yakından ilgileniyor.
4 yıl sonra Harun Kolçak yeni bir albüm ile
karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Son bir sene
özellikle profesyonel yaşamdan uzak kalan
sanatçı, bu devrede müzikal üretimin yanında,
yaşam ve kendisi hakkında düşünmeye bol bol
fırsat bulmuş. Özellikle eski radikal tutumları
yok olmuş gibi. Daha hoş görülü her sohbetine
vejetayenliği, ruhsallığı katmak yerine ortak
noktalar üzerine odaklanan ,toplanan dialoglarda
görüyoruz artık onu. Bu değişim müziğine de
yansımış Kolçak'ın. Bireyi, dünyayı, evreni BİR
bütün olarak değerlendiriyor.
Kalbime Yazdım Seni
Ah bu akşamlar
Deniz susar gözler dalar
Sessizce
Ah canım yanar
Hasret dolar
Sığmaz gönlüm
Günlere geceye
Kalbime yazdım seni
Sevgimiz sürsün diye
Yarama sardım seni
Acılarım bitsin diye
Söz: Harun Kolçak
Müzik: Selim Korkmaz |