Cinselliğin sırlarla dolu dünyası cinsellik haberleri komsu 'da
 
 ANA SAYFA  |   ANA SAYFAM YAP  |  FAVORİLERİME EKLE !  |   REKLAM  |   BİZE ULAŞIN

KOMSU MENÜ
Sohbet Odaları
E-mail
Oyun
Mp3 Download
Logo Melodi
Rüya Tabiri
Hazir Sms Mesajlar
Güzeller Galerisi
İtiraf
Msn Messenger
iddaa
Sağlık
Cinsellik
Astroloji
Gazeteler
Şarkı Sözleri
Sinema
Ekran Koruyucu
Biyografi
Yemek Tarifleri
Rehber
Tatil


CİNSELLİK / CİNSELLİĞİN SIRLARLA DOLU DÜNYASI
  Kaç çeşit orgazm vardır?    Cinsel tedaviler
  Cinselliğin sırlarla dolu dünyası    Cinsel fonksiyonunuz artsın mı istiyorsunuz?
  Cinsel IQ nuz kaç?    Kadınların ve erkeklerin erojen bölgeleri
  Sekse ilginiz mi azaldı?    10 adımda daha iyi bir seks
  Erkeklerin sekse dair beklentileri   Cinsel ilişki acı verirse...
  Erkeğinizin fantezileri    Cinselliğin tadını çıkarın
  Cinsel ilişkiden sonra korunuyoruz    Seks katili
  Seksin unut"ulmaz anları    Kadın istemezse olmaz
  Yatakda sorun var    Cinsellik kadınların kabusu
  Seks yogası   Cinsel ilişki takvimi
  Masturbasyon ayıp mı?   Cinsellik ve siz
  Seksle ilgili uydurmalar   Lütfen ateşimi yak
  Cinsel yolla bulaşan hastalıklara dikkat   Türk halkı tatminsiz
  Cinselliğin püf noktaları    Sevişmek bir dakika değil
  Seksizm ve güç   Ateşinizi yeniden alevlendirin
  Cinsel sözlük   Onun hassas noktalarını biliyor musunuz?
  Bekaret
  İlk gece ona asla bunları sormayın
  Oral seksin modası hiç geçer mi?
  Eşinizin erken boşalması nasıl önlenebilir?

 

 
  Cinselliğin sırlarla dolu dünyası

İçimizi bir veriş, bir sunuş kıvancıyla doldurabildiği gibi vermeye can attığımız armağanları eşimize sunmaktan bizi alıkoyan bir korku da yaratabilir.

Cinsellik bize, bir kendine güven duygusu da verebilir; bizi sıkıntıya, kaygılara da boğabilir. İstekle gerçekleşen bir cinsel yaklaşım da vardır; çeşitli isteksizliklere karşın cinsel ilişki kurmak da. Cinsellik kişinin gururunu okşayan bir şey de olabilir; kişiyi utançtan utanca sürükleyen bir şey de! Cinsellik, yatağımızı her şeyin ötesinde bir sevgiyle doldurabilir; suçluluk duygusundan, korkudan, öfkeden doğan yumruklarıyla sevgiyi yataktan da kovabilir.

Kendimize dikkatli bir gözle bakarsak, geçirdiğimiz günün her saatiyle ilgili duyguların cinsel birleşmeye yansıdığını görürüz. Öğleden sonra yaptığımız, sonuçsuz kalmış bir tartışma bizim cinsel birleşmeye bir öfke tortusuyla yaklaşmamıza yol açabilir. Ya da sabahleyin aldığımız bir doğum günü armağanı, bir güzel dost mektubu, pırıltısını ve sevincini o geceki cinsel eylemimize katar. Öte yandan, evliliğin başlangıcında ortaya çıkan ve yıllar boyu sürüp giden anlaşmazlıkların kızgınlığı ve hıncı ile bunların etkileri kolayca hatırlanabilir. Oysa evlenmeden, hatta birbirimizi tanımadan çok önceki yılların birikimi olan birçok duyguların da yatağımıza sızmakta olduğunu... bu eski duyguların bugün hâlâ yaşama ve sevme yöntemlerimize etki yaptığını kavrayıp bunları ayrımlamak zordur.

Çocukluğumuzdan kalma duyguları, bilerek ya da bilmeyerek, cinsel eyleme, eşimize beslediğimiz sevgiye (ya da sevgisizliğe) yansıtmamız kabildir. Örneğin sevginin verilebilecek, inanılabilecek bir şey olduğunu hissetmek gibi. Bu tür duygular çocukluğumuzda ana babamızdan gördüğümüz sevgiden kaynaklanır. Onlar bizden karşılıksız, hiçbir şey beklemeden sıcak, sağlam bir sevgi verebilmişlerse biz de büyüyünce kurduğumuz yakın ilişkilerde köle olmadan, kölelik beklemeden sıcak ve sağlam bir sevgi göstermeyi başarabiliriz.

Çocukluktan kaynaklanan birçok duygu cinsel yaşamda ve evlilikte başımıza irili ufaklı dertler açar. Bu duygular şiddetle arzulayıp elde edemediğimiz çeşitli doyumlarla ilgili olabilir. Çocukluğumuzda yeterince sevilip beğenilmemişsek yetişkinliğimizde kendine güvenemeyen biri olup çıkabiliriz. Çocuklukta son derece önemli olan sevilme arzumuza kavuşamamışsak şimdi bize sunulan sevgiye inanıp güvenmekte güçlük çekeriz.

Çocukluğumuzun korkuları da cinsel yaşamımızı ve evliliğimizi etkileyebilir. Bunlar, gerçek olayların doğurduğu korkular olabildikleri gibi, çocukluk hayallerinin yarattıktan da olabilir. Gözümüzde canlandırdığımız dehşetli şeyler, karabasanlar, ödümüzü koparan cezalar; cinsellikle ilgili her şeyimize suçluluk ve utanç gölgesi düşüren korkular; kendimize olan güvenimizi sarsıp sevilmeye layık olmadığımızı bize fısıldayan kuşkular, hep bu çocukluktan kalan tortulardır.

Küçüklüğümüzde baş gösteren öfke ve hınçlar da yetişkinlik yaşantımıza yansıyabilir. Kardeşlerimize, annemize, babamıza duyduğumuz kızgınlığı şimdi eşimizden çıkartabiliriz. Bunun bilincinde değilizdir belki de. Hatta o ilk öfkeleri çoktan unutmuşuzdur. O öfke anlarında neler duyup düşündüğümüz de belleğimizden iyice silinmiş olabilir. Çoğumuzun anımsadığı, "Ben de evden kaçarım o zaman pişman olurlar." düşüncesidir. Çocukların öfke anlarında düşledikleri renkli ve heyecanlı öç alma yöntemleri gerçekleşmediği gibi anılardan da çarçabuk silinir, gider. Ne var ki bilinçaltında yaşarlar.

Böyle hayallerin yıllar yılı içimizde gizli olarak yaşayabilmesi kimimize doğal, kimimize ise garip gelecektir. Ne var ki bunlar çoktan unutulmuş oldukları halde tam cinsel ilişki sırasında dirilip bizimle birlikte yatağa girebilirler. Bizimle birlikte sofraya oturup eşimizle aramızdaki bir metrelik mesafeyi birkaç kilometreye çıkartabilirler. Ufacık bir kusur piresini kocaman bir suç devesine dönüştürebilirler. Kökü geçmişte olan bu tür duygular bilinçdışı da olsalar cinsel eylemlerimiz sırasında bizi rahatsız ederler.

Oysa biz burada, bugünü yaşamaktayız! Geri dönüp her şeyi yeni baştan kurmamıza imkân yoktur. Evliliğimiz çok eski de olsa, ancak "bugün"le işe başlayabilir, onarımı ancak "bugün"den başlatabiliriz. Geçmişteki olayların üstünde durmanın en önemli yararı "bugün"ümüze ve "yarın"larımıza ışık tutmalarını sağlamaktır.


 
 
KOLAY ERİŞİM Sohbet Odaları | Oyun | Mp3 Download | Logo Melodi | Rüya Tabiri | Hazir Sms Mesajlar | Güzeller Galerisi | İtiraf | Programlar | Msn Messenger |   iddaa | Sağlık |   Cinsellik  |   Astroloji |   Gazeteler  | Şarkı Sözleri | Sinema | Ekran Koruyucu | Biyografi | Yemek Tarifleri | Rehber | Tatil |  Aşk ve Sevgi | Videolar | Astroloji | Komik | Önemli Sayfalar |

Bu sitenin tüm hakları saklıdır. site içerisindeki içerikten yazarları sorumludur. izinsiz veya kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz. Komsu.net © 2007