Güneydoğu'da komutan koruması olarak askerliğini yapan Aziz, bir operasyon
sırasında yaralanarak gazi olur ve evine döner. Annesi o askerdeyken vefat
etmiş, babasını ise zaten üç yaşından beri hiç görmemiştir. Mahallede bir tek
nişanlısı Ayşe vardır onun yolunu gözleyen.. Eski bir kamyonetle yük ve eşya
taşımaya başlar. Bir yandan da, bu dünyadaki tek varlığı ve sevdiceği Ayşesi ile
evlenmek için para biriktirmektedir. Derken bir gece, tek göz gecekondusunun
kapısı çalar. Babasının arkadaşı olduğunu söyleyen Necmi Baba adında bir adam,
onu babasına götürmeye gelmiştir. Aziz, babası Kemal Arif Karagülle'nin çok
zengin ve meşhur bir kabadayı olduğunu öğrenir. Çok küçükken onları terkedip
giden babasına öfke dolu olduğu için onunla görüşmeye gitmez. Kemal Arif
düşmanları tarafından vurulur. Ölüm döşeğinde, babalık görevlerini yerine
getirmediği için oğlundan af diler ve hayata gözlerini yumar. Artık bütün maddi
zenginliği ve yıllardan beri sürdürmeye çalıştığı kabadayılık geleneği Aziz'e
miras kalmıştır. Aziz bu mirası reddeder ve kendi sakin hayatına, Ayşe sine
döner. Ancak düğün günü babasının düşmanlarının silahlı saldırısına uğrarlar.
Ayşe ölüm döşeğinde yaşama tutunmaya çalışır ama sonunda dayanamayarak hayata
gözlerini yumar. Aziz, Ayşe sinin kanlı mendilini yatağın ucuna bağlar ve ona
bir söz verir; "-Bu mendil burada kaldığı sürece ne Allah affetsin beni, ne de
sen.."Babasının sağ kolu olan Necmi Baba, onun için bir plan yapar. Aziz
dostu-düşmanı herkes tarafından öldü bilinecek ve başka bir kimlikle, babasını
ve karısını öldüren mafya organizasyonun başındaki adamın yani Özdemir Bey'in
yanına sokulacaktır. Özdemir Bey Aziz'i, öldürdüğü Kemal Arif'in oğlu olduğunu
bilmeden işe alır. İntikam için yanıp tutuşan Aziz, kaderin garip cilvesiyle
karşı karşıya kalmıştır; çünkü işi, Özdemir Bey'in şımarık kızı Duygu'ya
korumalık yapmaktır. Can almaya gelen Aziz, acaba şimdi düşmanının kızının
canını koruyacak mıdır?..