|
11 Eylül 2001 tarihinde New York ve Washington'a
kaçırılan ticari uçaklarla yapılan intihar
dalışlarının üzerinden bir ay geçti bile.
Amerikalılar bir yandan kayıplarının hesaplarını
yaparken, bir yandan da artık başlayan
saldırıların sonuçları üzerine tahminler
yürütüyorlar.
Harekat öncesinde yapılan Bin Ladin ve
adamlarının Afganistan'dan çıkartılması
yönündeki diplomatik girişimlerin etkisiz
kalmasının ardından başlayan ve Amerikan ve
İngiliz kuvvetlerinin başını çektiği girişim 7
Ekim'den itibaren operasyonlara başladı.
Binlerce Afgan mültecinin ise çatışmalardan
kaçmak için Pakistan, Özbekistan, Çin ve
Tacikistan sınırlarına yığılmaya başlandığı
bildirilirken, ABD'nin, Taliban'a karşı
yürütülen mücadelede Afganistan'ın kuzeyindeki
Taliban muhalifi güçlere verdiği desteğin
Pakistan'ı rahatsız ettiği ve Hindistan
istihbarat servisinin (RAW) Kuzey İttifakı ile
yakın işbirliği içinde olduğunu düşünerek, bu
yöndeki endişelerini ABD'ye iletiyor.
Bu arada Rusya'nın 9 Mart 2001 tarihinde BM
Güvenlik Konseyi'ne sunduğu rapora göre, Suudi
terörist Usame Bin Ladin'in Afganistan'da 55'i
aşkın kampı ya da bürosu ve Arap, Pakistanlı,
Çeçen ve Filipinli olmak üzere 13 binden fazla
militanı ve Taliban yönetimine danışmanlık yapan
Pakistanlı asker ve diplomatların yanı sıra 3
bin 500 aşırı dinci Pakistanlı yaşıyor. Bin
Ladin'in kamplarının çoğunun, başkent Kabil,
ülkenin güneyindeki Kandahar ile kuzeyindeki
Celalabad ve Mezarı Şerif çevresinde ya da
içinde bulunduğu ve çoğunun, Afgan Ordusu'na ait
dağlık bölgelerdeki mağaralar ve çiftliklerde
bulunan eski askeri üslerde kurulduğu
kaydediliyor.
Afganistan'da durumun kolayca bir sonuç
alınmasına olanak vermediği, terörle mücadelenin
yıllar süreceği ve kışın da yaklaştığını ifade
eden Pentagon kaynakları, buna karşılık hava
operasyonunun oldukça başarılı geçtiği, insani
yardım amacıyla bölgeye gıda malzemelerinin de
atıldığını kaydediyorlar. Havadan yapılan
operasyonda B-1, ve B-52 bombardıman uçaklarının
yanı sıra Hint Okyanusundaki denizaltılardan ve
savaş gemilerinden fırlatılan Cruise ve Tomahawk
füzelerinin de kullanıldığı ifade ediliyor.
Özellikle Afganistan'ın Başkenti Kabil ve Bin
Ladin'in adamlarının bulunduğu dini merkez
Kandahar'ın hedeflendiği saldırılarda Pentagon
Taliban'a önemli ölçüde can ve mal kaybı
verdiklerini, uydu ile çekilen resimlerle basına
duyurdu.
Amerikan Savunma Bakanı Donald Rumsfeld başta
olmak üzere Bush yönetiminin önemli isimleri de
bu arada "terörle mücadelenin öbür boyutu olarak
kabul edilen" diplomasi ve kamuoyu oluşturma
alanlarında da çalışmalarını yoğunlaştırıyor.
Örneğin, Rumsfeld, geçtiğimiz günlerde
operasyondan hemen önce bölgedeki Müslüman
ülkeler ve Orta Asya Cuhuriyetlerine yönelik bir
dizi ziyarette bulundu. Bu ziyaretler sırasında
Türkiye'ye de uğrayan Rumsfeld, operasyon
konusunda hem ön bilgilendirme sağladı, hem de
Türkiye ile işbirliği konularını görüştü.
Türkiye, operasyon sırasında hem üslerini, hem
de hava sahasını aktif olarak kullandırıyor.
Ayrıca Türkiye'den önemli ölçüde bir başka talep
de Kuzey İttifakı olarak bilinen çoğunluğunu
Özbek, Tacik ve Türkmenlerin oluşturduğu Taliban
muhaliflerinin milislerini eğitmek için özel
kuvvet istemi oldu. Amerikan yönetiminin bu
talepleri karşısında Bakanlar Kurulu asker
gönderimi konusunu Meclis'e götürmeye
hazırlanıyor.
Bu arada çoğunluğu Özbek, Tacik ve Türkmenlerden
oluşan Kuzey İttifakı da Taliban karşısında ufak
çaplı da olsa başarılar kazanıp, devrik Afgan
Kralı'nın Taliban'ın yerine geçmesi yönünde çaba
sarfediyor. Ancak uzmanlar Afganistan'ın
çoğunluğunu oluşturan Peştuların muhalefet
kuvvetleri içerisinde fazla yer almamasının
Talibana karşı kazanılacak bir zaferin fazla
kısa vadeli olmasına neden olacağını ifade
ediyorlar. Bunun ileride önemli düzeyde ters
sonuçlar doğuracağını ifade eden uzmanlar
Pakistan'da yaşanan karışıklıklara da dikkat
çekiyorlar. Pakistan'ın özellikle Afganistan
sınırında bulunan kentlerinde polis ile halk
arasında sık sık gerginlik ve çatışmaların
yaşandığı, en son çatışmalarda 12 yaşında bir
çocuğun yaşamını yitirdiği ifade ediliyor.
Bölgede batı basını Taliban tarafından
engellendiği için bir tek merkezi Katar'da
bulunan El-Cezire televizyonunun geçtiği
haberler bölgede neler olup bittiği konusunda
dünyanın bilgi almasını sağlıyor. Başta
Florida'da yaşanan Şarbon hastalığı ve
Cincinatti kentindeki vergi dairesindeki
karantina vakaları yüzünden endişelen Amerikan
halkı olmak üzere, tüm dünya dikaktini bölgeye
çevirmiş bulunuyor. El-Cezire'ye video kaset
gönderen Bin Ladin ise yeniden Amerikan
topraklarına saldıracaklarını ifade ederken,
Bush ise FBI'ya kamuouyunu Bin Ladin'in olayla
ilgili olarak gıyaben tutuklu olarak aranan
adamlarının kimliğini açıklama direktifi verdi.
Bütün bu gelişmelerin ışığında bu mücadelenin
daha çok süreceğini ifade eden uzmanlar,bu
operasyonda başarılı olmanın kıstaslarını ise
şöyle ifade ediyorlar:
1. Taliban'a Afganistan'da verilen desteğin sona
erdirilmesi
2. Bin Ladin ve terör şebekesinin yerlerinin
tesbit edilerek yakalanmaları
3. Afganistan'ın bir daha teröristler için
barınılacak bir yer olmaması
4. Başta Pakistan olmak üzere, ılımlı İslam
ülkelerinin dirlik ve düzeninin korunması
5. Amerikan kamuoyunun Vietnam savaşında olduğu
gibi savaş ve mücadeleye karşı antipati
duymamaları ve başarının sağlanacağı konusunda
ülkelerine güvenmeleri.
Ayrıca uzmanlar, ileride Irak'ı da kapsama
ihtimali bulunan bu operasyonun başarısı için
Müslüman ülkelerde daha fazla kamuoyu
oluşturulması ve Filistin-İsrail sorununun
çözülmesi için ABD'nin taraflara eşit mesafede
davranması gerektiğinin de altını çiziyorlar.
|