Selçuk, Ege Bölgesinin batısında, İzmir-Aydın karayolunun 73.km yer almaktadır.
Denize ve pırıl pırıl kumsala sahip Pamucak plajına uzaklığı 9 km’dir.
Antik Çağ yazarlarına göre Efes, Smyrna gibi M.Ö. 3000 yıllarında kurulmuştur.
Ancak, Smyrna kurulduğunda, Efes o dönemin önemli liman kentleri arasındadır.
Dor istilası üzerine Ege kıyılarına yerleşen İonlar Efes´e yerleşmişler, daha
sonra Lidya egemenliği döneminde şehirlerini geliştirmişlerdir. İon, Roma,
Bizans, Selçuklu, Osmanlı uygarlıklarının izleri bugün halen görülebilmektedir.
Efesliler Roma dönemindeki depremle yerle bir olan şehirlerini Tiberius
zamanında yeniden imar etmişlerdir. Ancak bu defa Helenistik bir yapı stili
yerine tüm Efes, Roma karakteri yapılarla dolmuştur.
Siyasi ve ticari önemi giderek artan Efes´e Meryem Ana´ nın da gelmesi ve St.
Jean´ın burada yaşaması Efes´i aynı zamanda önemli dini bir merkez durumuna
getirmiştir. Daha sonraları Sart ile Susayı bağlayan deniz yolu üzerindeki işlek
limanların zamanla dolması üzerine, artık yaşanmaz hale dönüşen şehri Bizans
İmparatorluğu Justinyen´ in (527-565) Ayasuluk Tepesinde yaptırdığı St. Jean
bazilikası etrafına yerleşmek suretiyle terk etmişlerdir. 1090 yılında şehir
Türklerin eline geçmiştir. Böylece şehir tarih boyunca farklı istilalar yada
depremler nedeniyle tam beş kez yeniden kurulmuştur.
Bülbül Dağı üzerinde Hıristiyanlığın kutsal anası Hz. Meryem´in Evi
bulunmaktadır.Hz. İsa´nın yakalanıp çarmıha gerilişinden kısa bir süre önce
annesini arkadaşı ve havarisi olan St. Jean´a teslim etmiştir. St. Jean Hz. İsa´nın
çarmıha gerilişinden sonra Hz. Meryem´in Kudüs´te kalmasını sakıncalı
bulduğundan onu yanına alarak kaçırmış ve buraya getirmiştir. Hıristiyanlık
dinini yaymak gibi kutsal bir görevi üstlenmiş olan St. Jean çağın en büyük
kenti durumundaki Efes´i kendine hedef seçmiş Hz. Meryem´i putperestlerin
diyarına sokmak istemediğinden onu Bülbül Dağı eteklerinde sık ağaçlarla kaplı
bir köşede yaptığı kulübede gizlemiştir.
St. Jean´ın her gün gizli gizli onu ziyarete gittiği ve yiyecek içecek götürerek
yokladığı bilinmektedir. Hz. Meryem´in tam 101 yaşına kadar Bülbül dağındaki bu
yerde yaşadığı ve burada öldüğü kabul edilmektedir. St. Jean Meryem Ana´ yı yine
bu dağda kendisinden başka hiç kimsenin bilmediği bir yere götürmüştür.
Hıristiyanlığın yayılmasından sonra Hz. Meryem´in bulunduğu yere Hıristiyanlarca
"Haç" şeklinde bir kilise inşa edilmiştir. Burası kötürüm olan ve Türkiye´ye
gelemeyen bir Alman rahibenin tarifleri üzerine bulunmuştur.